hissiz..

özlersiniz hisli günlerinizi,
çok özlersiniz..

istersiniz ki,
evet hislerim yerine gelsin,
yine bir bakışta vurulayım birine,
aşık olayım,
yeni idealler koyayım kendime,
yeni hedefler..

ama olmaz,
yapamazsınız.

çünkü ne zaman bunları yapmak isteseniz yine yeni bir hayalkırıklığına uğrayacağınızı düşünürsünüz.

hissisleşmişseniz,
ilkbahar size hiç gelmez.
hep bir sonbahar akşamındasınızdır.

herkes neşeli bir ilkbahar yağmurunda ıslanırken,
siz hep hüzünlü bir
sonbahar yağmurunda ıslanırsınız.

ruhun bile duymaz

ruhunun bile duymadığı saatlerde,

ben teninde yel eserken
sen pencereden bakıp;
fırtına çıktı sanıyordun.

ruhun duymaz
ben susarken, sana sesleniyordum..
kulakların çınlıyordu
ama bir şey duymuyorsun.

ruhun duymaz
ama,
haberin yoktu
seni seviyordum..
teninle sevişiyordu tenim

sen o saatte
"neden kimse beni sevmiyor?" fısıldıyordun.

ruhun duymaz olsa da
seni öyle sevmek
ve güzeldi
seninle sevişmek.

gözlerini tavana asan sen üzülme,
ağlama yatağında "beni seven yok" diye..

seni öyle güzel severim ki,
ve sevdim
ruhun duymaz.

cataflam

annem önerdi,
anneler söylerse doğrudur diye içtim 2 saat önce..
şimdi saat 05:30 a geliyor..
sabah oluyor evet.
yine..

evet kesti biraz ağrıyı..
sadece biraz boyun tutulması falan işte..

mazejik ile yarışır galiba bu konuda..


bak şimdi aklıma geldi;

günlerdir içim içimi yiyiyor birşeyler yazmak için.

hadi diyorum yazayım,
ama olmuyor işte.
tam hazırlanıyorum ki, olmuyor.. kelimeler zor geliyor..

çoğu insan bilir bu duyguyu.

yazılması gereken ne çok şey yazmışım.
bir de yazmadıklarım var daha tabi.
yazamadıklarım..

aslına bakarsanız, kötü ruh haliyle yazı yazmaktan da bıktım.

istiyorum ki güzel, neşeli birşeyler yazayım.

neyse işte,

yeni bir karar aldım..

artık daha hesapsız kitapsız yaşayıp,
mutlu olmaya çalışacağım..


sanıyorum 2013 için kendime öngördüğüm tek değişiklik bu olacak.

aman işte,
her yıl bunu soyleüyorum ama olmuyor ama
bu sefer deneyeceğim..

neyse işte,
hey sen,

bu satırlara kadar okuma nezaketi gösteren güzel insan..

her kimsen işte,
sana da güzel bir 2013 diliyorum.

mutlu bir yıl seninle olsun..

çöp..


hayatımın hiç bir döneminde böyle kendimi salmamıştım sanırım.

belki bir,
olmadı iki yıl oldu böylece salalı..

hislerim..
çok hırpalanmışlar belli ki.

kime ne hissedeceğimi bilemiyorum.

bazen bir ölü gibiyim.
kimseyi umursamıyorum..
kimseyle konuşmak istemiyorum..
kimseyle tanışmak istemiyorum..
kimseyle içmek istemiyorum..

neyse bir tanımı var belli ki.
okudum da,
belki de soyal fobik bir insan oldum çıktım şu iki yılda.
yada depresif mi?
teşhisimi koyamadığım gibi gidip teşhisimin konmasını da istemiyorum.
bilmek istemiyorum ruhumda nasıl yaralar açıldığını..
bunu bana itiraf etsinler istemiyorum..


çok saçma ama,
artık düzelmek istiyorum.

mesela bugün hergünden farklı olarak;
ki genelde belli bir program dahilinde gibiyim,
yani bilmediğim bir kaç sokakta geçirdim vaktimi..

ne bileyim, insanları izledim işte,
herkes bir yere koşturuyor,
kimi işine gücüne, kimi okuluna, kimi sevgilisine..

ben ise hayatımda peşinden koşacak birşey bulamıyorum uzun zamandır.

aşk, meşk, sex, falan filan..
ya da ne bileyim işte,
dedim ya hislerim öldü galiba.
hangi aralıkta kaybettim hislerimi bilmiyorum ama,
yoklarmış gibi..

eskiden umursardım herşeyi..
hatta ince eleyip sık dokurcasına..
etkilenirdim insanlardan.
tanışmak isterdim.
sevişmek isterdim hatta..
ya da oylece susarak bakışmak..

şimdi öylece kalakaldım,
his'siz.

kimseyi umursamıyorum,
kimseyi kimseden hoşlanamıyorum,
kimseyi sevemiyorum,

of ya.

ama,
kıskanabiliyorum en azından..

sizi kıskanıyorum evet..

etrafta koşuşturan,
seven, sevilen, sevmek için mücade eden, hedefi olan, bir amacı olan vesaire..

sizi kıskanıyorum..

ben ise, bu aralar biraz kendimi çöp gibi hissediyorum..
ve kala kaldım işte..
ruhsuzum..
ruhsuz..
ama neyse ki ben şanslıyım.
katillerimi tanıyorum.

biraz kendimi çöp gibi hissediyorum evet..
bildiğin, sokaktaki çöp konteyner'ına atılmayı bekleyen bir çöp.

biri atsa da,
kurtulsam..

ya da yok,

atmasınlar da,

ben bundan bir şekilde kurtulsam.

bir işaret ver be tanrı'm!
eğer oradaysan ve sesimi duyuyorsan!

yada engel olma,
bırak ben onarayım kendimi.

atayım içimdeki;
çöp'ü..

*galiba dozunu ayarlayamadim. Biraz depresif bir yazi oldu.