bugün yazasım yok..

anladım ki, bugün yazasım yok.

o nedenle bugün hiç birşey yazmayacağım.

hatta sırf yazmış olmak için,
okudğum kitaplardan alıntı da yapmayacağım,
ya da yazarların yazılarını alıntılayarak,
yüzümü de kapatmayacağım.

bugün hiç yazasım yok.

size aşk'tan da bahsetmeyeceğim,

ya da,
içinde "tahrik" kelimesi geçen savaşlar ve sevişmelerden de.

çiçekleri, kuşları ve ağaçları da anlatmayacağım bugün,

sabah'tan da bahsetmeyeceğim,
çünkü sabahı kaçırmışlığın sızısı var hâlâ içimde..

anlayacağınız,
bugün ne kendime,
ne de kendimle size'e dair,

hiçbirşey,
yazasım yok.

gün.. aydı..

sabahın ilk saatlerinde uyanmak en sevdiğim şeylerden biri.
ilk iş olarak hemen bol sütlü nescafemi hazırlıyor ve bilgisayarımın karşısına geçip hemen madonna'nın kliplerinden birini izlemeye başlıyorum.

sonra bir ara aklıma gelip perdeyi aralayıp güne merhaba demek için perdeyi aralayıp dışarıya göz süzüyorum.

düşünüyorum sonra,

yeni bir gün,
şu an benimle uyanan, uyanmayan, tanıdığım, tanımadığım insanlar geliyor aklıma.
eski sabahlar mesela..

yani sabahların özel bir anlamı vardır bende.
sadece tipik bir uyanış ve güne başlayış değildir.

bir çok iyi ve kötü anıyı barındırır aynı zamanda.

sabahlar ve yağmurlar la özel bir ilişkim olduğu kesin..

sonra şunu düşünüyorum..
bu yeni gün,
insanlar için bir başlangıç veya bir bitiş daha..
bugün kimileri çok gülecek,
kimi ağlayacak,
kimi aşık olacak,
kimi sevişecek,
kimi sevgilisinden ayrılacak,
kimisi ise malesef ölecek..

evet,
boyle bir döngü var malesef..

umarım bu satırları okuyan insanlar, kaderin o güleç yüzüyle geçirirler günlerini,
bugün çok mutlu olurlar..

dilerim kaybeden değil, kazananlar tarafında olursunuz..

gün.. aydı..
günaydın..

stand..


şimdi o kumsalda,
üzerime o güzel geceden
yıldız yağsa..

sonra, bu ağzımın kenarındaki kırmızılık,
şarabın tatlı kırmızığından değilde,
rengini dudaklarından alsa..
ya da her ikiside olsa..
sen, şarap ve kumsal..

neyse işte..


nerede kalmıştık sevgili blog?

sahi,
ayaktayız değilmi?

en azından, henüz yıkılmadık..
bak aslanlar gibi

ayaktayız..



*Everyone must stand alone..


.

güzeldi..

sabah yine çok güzeldi palmiye,
kalkmak zorunda kaldığım
her sabah olduğu gibi,

yine durup altından baktım gökyüzüne..

sonra bir kaç gündür aklıma gelen,
silime takılan o şarkı,
şöyle diyordu..

"aşk için ölmeli, aşk o zaman aşk.."

sus şarkı sus sen..
ölmek kolay da,
uğruna ölünecek aşk bulamadığımdandır yaşamak..


sonra yine baktım..

yine güzeldi palmiye,
yine güzeldi gökyüzü,
yine güzeldi sabah,

ve güzeldi kafam..



iyi pazarlar..


.