ben dağda bir pusu kurdum,ben yolu kazdım, mayın koydum,
işaret parmağım çekti tetiği ve,
ben aslında kendimi vurdum..
bağrıma saplanır bir ağrı sonra,
içim dolar öfkeyle,
seslenirim bazen öylesine anneme..
"anne ben doluyum"..
"anadolu'yum"..
peki ya sen,
yani üzerine kimsesizlik, yoksulluk giymiş sevgilim..
daha adını bilmediğim, teninde parmaklarımı gezdiremediğim sevgilim..
var ile yokluk arasına sıkışmış sevgilim..
gelirmisin benimle?
truva'da kılıç sallasam senin için ölümüne,
izlermisin beni en olmadık şekilde ben ölürken?
ölsem de öpermisin beni sevgilim?
sahi,
çay toplasak ya rize'de..
demi'ne aldanmak istedim çayın..
sen ellerinde demlenmişken..
urfa'da atsak ya balıklara sevgi kokan ellerimizle yemler,
balıklı göl'de..
ya da,
kaş'ta buluşsak sonra,
gecenin bir yarısı serin akdeniz suyunda
sevişsene benimle.
ürgüp'te çekelim kafaları kışın en soğugunda
ve şarabın en güzeliyle..
nemrut'ta doğuralım güneşi,
van'da yapalım mesela kahvaltımızı..
sana güzel sözcükler fısıldayan ağzıma kars'ta bal sürsen,
diyarbakır da bombalar patlasın biz yine sevişirken..
assos'ta platon'u anlamaya çalışalım mı?
sonra meis'de gelsin gitsin sakızlı rakılar,
kulağımızda rebetiko..
haydi, durma,
gel ankaranın buram buram bürokrasi kokan yollarında yürüyelim,
tunalı hilmi'den geçelim..
mardinin dar ve ucu bucağı çıkmayan sokaklarında kaybedelim birbirimizi,
buluşalım bir süryani kilisesi önünde mesela,
sarılayım sana bırak,
doya doya orada..
pamuk toplayalım çukurova'da,
beynimize geçsin güneş,
sarhoş olalım sonra yine şirince'de, şarabın en meyvelisiyle..
izmirin sokaklarında çok adım attımsa da,
hadi gel seninle de çıkalım bir sokaktan kordona,
çimlerde dizlerimi yastık yap güneş batarken..
gözleme yiyelim mesela fethiye'de,
ama peynirin tadı dilimize erzurum'dan kalsa ya..
istanbul'da batıralım bir günü,
plazalarından evlerine dağılan insanların
kalabalığına aldırmadan,
belki de eminönü'nde.
trabzon'da bir düğüne gidelim,
kayseri'de gülelim,
antep'te mideler bayram..
okşayıp saçlarını uyutsam sonra seni tunceli'de..
her kim olursak olalım bizi çağırsın mevlana,
gidelim konya'ya..
"seni seviyorum" desem sana bolu'da?
sonra yine batsın güneş giresun'da..
hiç uyumadan ve yine tüm gece sevişerek açalım
gözlerimizi kütahya'da..
ben şimdi,
anadoluda yazılmış,
ama hiç söylenmemiş bir şarkı olsam sevgilim..
sahi
söylermisin beni
hiç durmadan?..

13 bıdı bıdı:
Döktürmüşsün gerçekten khaos..
Vuram buram Anadolu kokan harika bir şiir olmuş...
Müzikle uyum da ona keza...
Yüreğine sağlık...
Sevgiler...
teşekkürler zeugma,
yazmayı da,
sizleride
çok ama çok..
özledim.
bu fotoğrafı çok beğendim, yazına hiç değinmiyorum bile,ama kötü oldu blogunu gördüğüm,şimdi oturup tüm yazılanları okumak geldi içimden sabahın 2sinde:)o derece iyi yani kelimelerin.........:)
her zamanki gibi çok iyi yazmışsın. resmen gittim bütün şehirlere, yazdıklarını yaşadım sanki 5 dk içinde..
bir gidesim geldi uzaklara, yazma böyle hem umutlu hem hüzünlü cümleler:)) yüreğine sağlık. çok güzel...
Peşin sıra gezdirdin beni de, aktım gittim bir solukta sonuna kadar.
Ne hatıraları uyandırdığını bir bilsen, bu satırlarla. Tekrar unutana kadar canımı yakacak biliyorum ama hatıralar arada sırada çıkarıp sarhoş olmak için değil mi zaten...
çok güzel olmuş.
*7'ler*
Yaziyi herhangi bir yerde gorsem..altinda isim goremesem..yine de anlardim senin oldugunu..
"oyle derin..oyle mavi"
harika olmuş.yüreğine sağlık.
İşte mutluluk bu : )
Bu nasıl bir müziktir?...her defasında bu sayfaya geliyorum yahu:)...ilkin müziği bigüzel dinliyorum...:)sonra da sayfalarda geziniyorum...fazla mı bikbik oldu?:)tebrik diyorum:)
ben daha yeni gördüm yazını, affet.. affet ki önce Mardin'e gidip sokaklarında kaybolalım ve sonra sarhoş olalım Şirince'de emi.. belki bir ara İstanbul'a uğrar Boğaz'da rakı-balıkda yaparız..
hadi affet... :-)
ben..
bu zamanın tekdüzeliğine, kalıplarına, sıkışmışlığına inat..
kırmış zincirleri, öyle eskilerden gelmiş almış başını gitmiş bir anlatım..
çok etkilendim..
Yorum Gönder